Akbelen’de üçüncü yıl buluşması: “Maden yasasını tanımıyoruz”

Akbelende ucuncu yil bulusmasi maden yasasini tanimiyoruz pwfM442J
Akbelen’de üçüncü yıl buluşması: “Maden yasasını tanımıyoruz”

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda İkizköylülerin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar zeytinlikleri maden faaliyetlerine açan 7554 sayılı yasaya tepki gösterdi. Çevre savunucusu Esra Işık, orman, zeytinlik ve köylerin korunması için mücadele edeceklerini belirterek, “Maden yasasını, şirketlerin yasasını tanımıyoruz, tanımayacağız” şeklinde konuştu.

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’ndaki ağaçların kömür madeni için kesilmesinin üçüncü yılı ve zeytinlikleri maden faaliyetlerine açan 7554 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin birinci yılında yurttaşlar bir araya geldi.

İkizköylülerin çağrısıyla Akbelen Ormanı bölgesinde düzenlenen buluşmaya katılanlar bölgedeki ağaç kesim sürecinin yanı sıra 24 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren ve Milas ile Yatağan bölgesindeki en az 48 köy ve mahalleyi maden faaliyetlerine açmayı öngören 7554 Sayılı Kanun’un etkilerine işaret etti.

İkizköylü Çevre savunucusu Esra Işık yaptığı konuşmada verdikleri mücadeleye değinerek, baskıyla ve talanla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Işık, şunları kaydetti:

“Bu yasayı geçirmeyin dedik ama dinletemedik. Zorla, göz göre göre bu yasanın bu toplumda hiçbir meşruiyeti olmadığını bilerek, sadece şirketlerin, patronların gönlü olsun diye bu yasayı geçirdiler. Ama biz Ankara’dan bu yasa geçtikten sonra köyümüze dönerken bu memlekete bir söz verdik. Bizler onların istediği o umutsuzluk çukurlarına düşüp orada debelenmeyeceğiz. Bizim kaybedecek çok şeyimiz var. Bunun için umutsuzluğa kapılmadan, daha da çoğalarak, birleşerek bir araya gelmek zorundayız. Dedik ki bu yasa geçerse eğer, Türkiye’nin dört bir tarafında bu talan büyüyecek. Daha çok köyün, daha çok köylünün canı yanacak, dedik. Dediğimiz gibi oldu. Memleketin dört bir tarafı şu an yangın yeri. Bu sene yeniden söylüyoruz, maden yasasını, şirketlerin yasasını, patronların yasasını tanımıyoruz, tanımayacağız.”

yok

Author: Yusuf Aydın